13 Nisan 2014 Pazar

Tamam Mıyız? (2013)



Çağan Irmak filmlerini yakından takip etmeye çalışan biri olsam da “Tamam Mıyız?” gecikmeli olarak beni ekran başına oturttu. Yönetmenliğini ve senaristliğini üstlenen Irmak, bu sefer geçmişinden ve ailesinden uzak, farklı bir konuya değiniyor. Kasım 2013’te gösterime giren dramın baş rollerinde Deniz Celiloğlu, Aras Bulut İynemli, Sumru Yavrucuk, Zuhal Gencer Erkaya, Aslı Enver yer alıyorlar. 92 dakikalık proje, Box Office Türkiye verisine göre 500.835 kişi tarafından seyredilip, 5 milyon TL civarında hasılat elde etmiştir.

Bedensel engeli nedeniyle hayata küsen İhsan, bu durumunu muhtaç olduğu annesine belli etmemeye çalışır. Oysaki içinde fırtınalar kopar. Engelinin sebebini sürekli düşünerek hayallerine kavuşamayacağını bilir. Annesine yük olmak ise onu daha da incitir. Heykeltraş Temmuz ise tercihleri nedeniyle babasıyla hiç anlaşamamış ve evden ayrılmıştır. Annesiyle gizli gizli görüşür. Sevgilisiyle ilişkisi çelişkilidir; iş ise aynı yöndedir. İhsan ve Temmuz’un hayatı hiç beklenmedik bir anda kesişir ve en kötü dönemlerinde ışık yeniden doğar.

Çağan Irmak filmlerinin vazgeçilmez unsuru masalsı anlatım ve umut duygusu, Tamam Mıyız’da da ortaya çıkıyor. Eğer hayata pembe çerçevelerle bakanlardansanız beğeniniz ortalama üstünde olabilir. Gerçekçi yaklaşanlardansanız beklentiyi bulamama sıkıntısı yaşanabilir. Zira ben beklediğimden daha alt seviyede bir filmle karşılaştım. Beni en rahatsız eden durum hayli net çizilen karakterlerdir. Engelli İhsan, bakıma muhtaçlığıyla birlikte annesini mutlu etmek adına neşeli görünmeye çalışır. Oysa içi kan ağlar. Yoğun bir drama tanık oluruz. Diğer tarafta Temmuz, zenginliğin içinde tercihleri nedeniyle zor bir dönemden geçer. Duygularını hayli yoğun yaşar. Tabi hayata karşı tepkileri de aynı orantılıdır. Sevinci gözlerinde çiçekler açtırırken, öfkesi tüm evi yıkan cinstendir. Bu iki basmakalıp karakterden sonra her ikisinin anne babası göze çarpar. Babalar her zamanki gibi duygularını ifade edemeyen, sert insanlardır. İkisi de kötü karakter olarak yerlerini alırlar. Anneler şefkatli, oğullarına düşkün taraftadırlar. Onlar için dünyayı yıkabilirler. Bahsedilen 6 karakterin hiç biri film boyunca sizi şaşırtmaz.
Çağan Irmak aslında şaşırtmayan bu karakterlerle size film sonu için sıklıkla umut vaat eder. Gel gitler zaman zaman heyecan yaratsa da karakterlerin netliği tahminlerinize doğru sürükler. Sürpriz unsuru karakterlerle yok olur.

Senaryoda sınıf ayrımı hayli göze çarpıyor. Çağan Irmak bu durumu umut duygusuyla yok etmeye çalışsa da zengin tarafın şımarıkça gösterilmesi, fakir tarafın ses çıkarılmayıp her şeyi kabullenmesi sürükleyiciliğe sekte vuruyor. Bu kalıplaşmış sınıf ayrımını harmanlamak isterken gerekli kurgu, ekrana yansıyamıyor.

Mekan, dekor, kostüm tasarımı türüne göre başarılıdır. Seçilen müzik, şarkılar hayli etkili olsa da film bittiğinde müzik çalışmaları aklınızda bir bütünlük oluşturamıyor. Karışık cd dinler gibi hissediyorsunuz.

Filmin başarılı yönleri yok mu? Elbette var. Öncelikle Çağan Irmak’ın kemikleşmiş kadrosu bu sefer yok. Genç ve yeni bir ekip sizde merak uyandırıyor. Performansları hiç fena değil. Özellikle dizilerden sinemaya geçiş yapmaları bir nevi onların sınavı oluyor. Sumru Yavrucuk ve Zuhal Gencer Erkaya gibi tecrübeli oyuncuların yardımcı rollerde olması, genç kadronun arkasını kolluyor ve size filmle ilgili güven aşılıyor. 


2 yorum:

  1. Spoiler almayayım diye yazıyı okumadım; çünkü ben de daha izlemedim. Fakat, izleyenler genellikle beğenmediklerini söylüyor, senin fikrin de önemlidir benim için. Sence nasıldı? Genel olarak diğer Irmak filmleri ile karşılaştırdığında, tatmin etti mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazıda spoiler yok ki. Diğer Çağan Irmak filmleri arasında en vasat olanı diyebilirim.

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...